Stopaj aslına bakılırsa bir vergilendirme şekli olup, işverenlerce gelir veya kurumlar vergisine tabi olan bir kazanca ilişkin tutarın, iş yapana ödenmesi sırasında, yasalar çerçevesinde belirlenmiş oranlarda bu tutarın bir kısmının korunarak, iş icra eden adına peşin olarak vergi dairesine yatırılması biçimde gerçekleşen vergileme şeklidir.

İlk kez Gelir Vergisi ödemesi ile ortaya çıkan bu vergilendirme şekli günümüzde daha geniş bir alana yayılarak, birçok farklı vergi türünün de bu halde ödenmesine kadar ilerlemiştir. Çok kolay bir örnek ile açıklamak gerekirse bir kurumda çalışan kimsenin vergilerinin çalışan tarafından değil, işveren tarafından brüt ücretlerden kesilerek Vergi Dairesi’ne yatırılması olayıdır.

Stopaj vergilendirmesinin kullanıldığı alanlar genel olarak Gelir Vergisi olmasına rağmen bunun haricinde misal vermek gerekirse Menkul Sermaye İradı Vergisi’nin de bu biçimde ödenmesi usulü vardır. Bunun amacı muhtemel usul vergi kaçakçılığının önüne geçilmesidir.

Gelir vergisinde, maaş ücretlerin ve vergi borçlarının ödenmesinde, gelir hemen hemen iş yapanın eline geçmeden verginin ankara muhasebeci bilgisi ile kesilmesini kanunen gerektirir.

 

Ankara Muhasebe

Ülkemizde tevkif kısaca stopaj yolu ile vergileme çok yaygın bir yöntemdir. Bazı durumlarda yıl içinde tevkif kısaca stopaj yolu ile ödenen vergilerin beyannamelerde hesaplanan vergilerden kesildiğinde ödenecek ekstra bir vergi çıkmayabilir. Aynı durum ile iki kez ödenen vergilendirme sonucu ile vergi iadesine de taraf olarak hak kazanılabilir.

Gelir Vergisi Yasası

Gelir vergisi mükellefleri Mart ayı, kurumlar vergisi mükellefleri ise Nisan ayı içerisinde ilgili beyannamelerini ilgili kurumlarına vermek zorundadırlar. Beyannameler bu ay içerisinde verilirken, beyannameleri verilen vergi çeşitlerinin ilk taksitlerinin de bu ayın sonuna kadar ödenmesi yasal gerekliliktir.

Gelir Vergisi Yasası, Anayasa’nın 75/4. Maddesi ile düzenlenmiştir. Bu madde hükmü ile yıllık ve hususi beyanname veren kurumların indirim ve istisnalar düşülmeden önceki müessese kazancından hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısım menkul sermaye iradı olarak kabul edilmekte ve bu kısım kurumların halka açık olup olmamasına göre müessese bünyesinde aynı yasanın 94/6-b maddesi uyarınca vergi tevkifatına doğal olarak tutulmaktadır. Bakanlar Kurulu sonucu ile bu konuda yapılması öngörülen vergi tevkifat oranı halka açık anonim şirketlerde yüzde 10, diğerlerinde ise yüzde 20’dir.

Stopaj vergisi ile vergilendirilen Gelir Vergisi’nin hesaplanan aynın en geç  23. günü akşamına kadar kayıtlı bulunan vergi dairesine muhasebeci tarafından verilen beyanname ile ödenmesi şarttır. Burada belirttiğimi vergiyi ödeyenler direk olarak vergi mükellefi olmasalar bile, gerçek mükellefler adına işveren olarak muhasebeci aracılığı ile bu vergileri ödemeleri gerekmektedir.

Gelir Vergisi Yasası, vergi mükellefi olup stopaj usulü gereğince vergi mükelleflerinin vergi borcunu ilgili vergi dairesine yatırması gereken işveren veya kuruluş şöyleki sıralanabilir:

  • Kamu İdare ve Müesseseleri
  • İktisadi Kamu Müesseseleri
  • Şair Kurumlar
  • Ticaret Şirketleri
  • Dernekler
  • Vakıflar
  • Dernek ve Vakıfların İktisadi İşletmeleri
  • Gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek icra edenler
  • Zirai gelirlerini bilanço veya zirai işletme gelir hesabına göre beyan eden çiftçiler…
  • Stopaj Yönteminin Şekli ve Kullanılma Amacı

Stopaj vergilendirmesi yöntemi ile vergilendirmede işveren, iş yapana ücretini ödemeden gerekli vergileri keserek kalan kısmı ödemektedir. Bu vergilerinin tahsilinin daha basit ve garantili bir şekilde gerçekleşmesinin hem de vergi kaçırılmasının engellenmesini sağlamak amacı ile oluşturulmuş bir vergilendirme yöntemidir. Aynı şekilde bu işlem maliye idaresinin ve vergi mükelleflerinin de ve ki ankara muhasebeci vergi ödeme ve kontrol konusunda işlerini kolaylaştırmaktadır. Verginin kazancın doğuşunun hemen ardından işverence direk vergi dairesine iletiliyor olması iş yapanda yani mükellefte oluşacak psikolojik sorumluluğu da azaltmaktadır.

Gelir Vergisi Stopaj Oranları Nedir?

Gelir Vergisi Stopaj Oranları ile hangi verginin ne kadar bir yüzdelik pay ile ödediğini hesaplayabileceğimiz oranlar aşağıdaki gibi sıralanmıştır. Buradan hangi verginin hangi yasa bendi ile ne kadar yüzdelik dilim ile hesaplandığını öğrenmemiz mümkündür. Birkaç örnek vermek gerekirse:

Yıllara yaygın inşaat ve onarım işi yapanlara ödenen istihkak bedellerinden %3 oranında stopaj kesildiğini ve bu kesintinin yasanın 94/3 bendinde okunabileceği bilinmektedir.

Listeye nazaran dar mükellefiyete doğal olarak olanlara, telif ve patent haklarının satışı dolayısı ile yapılan ödemelerden ise (2009/14592 sayılı BKK ile 03.02.2009´dan itibaren) %20 oranında stopaj kesildiği tanınmaktadır.

Tam yükümlü kurumlar tarafından, tam mükellef reel kişilere gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve bu vergilerden muaf olanlara dağıtılan 75. Maddenin 2. Fıkrasının 1,2 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı kar paylarından (Karın ana paraya ilavesi kar dağıtımı sayılmaz) % 15 oranında stopaj kesilecektir.

Beyanname Üzerinden Hesaplanan Verginin Mahsup Edilmesi

Yıllık bildiri ile beyan edilen gelir yada kurumlar hasılatına istinaden hesaplanan vergilerden sene arasında tevkif (stopaj) yolu ile doğranan vergiler mahsup edilir.

Stopaj yolu ile doğranan vergilerin nakden iade edileceği durumlarda bu meblağ 10 milyar lirayı aşmıyorsa şu şekilde bir tablo izlenir:

Ücret ve gayrimenkul sermaye iradına ilişkin olması halinde ücretlere ait olarak işveren tarafınca verilen ve kesintinin yapildiğini yayınlayan makalenin, gayri-menkul kapital iradına ait olarak kira kontratının,

Menkul kapital iradına ilişik olarak kesintiyi meydana getiren bankalar, hususi finans kurumları, aracı kurumlar ve öteki kurumlar tarafından düzenlenen ve vergi kesintisinin yapıldığını gösteren belgenin,

Serbest meslek hasılatına ilişik olarak vergilerin sorumlu adına gerçekleşme ettiğini gösteren alakalı saymanlık yazısının,

Ticari kazançlar ve zirai kazançlara ait olarak tevkif yöntemiyle doğranan vergilerin vergi sorumlusu tarafından alakalı vergi dairesine ödenmiş olduğuna ilişik belgenin ilgili kurumca onaylanan bir örneğinin dilekçeye eklenmesi koşuluyla araştırma tutanağı ve teminat aranmaksızın yerine getirilir.

Vergi denetmenleri iadedeleri incelemesini yaparken, muhasebeci tarafından beyan edilen gelir ya da kurumlar vergisinin doğruluğunu araştırıp, yasalar içerisinde tespit ederler. Bunun anlamı da incelenecek olan ancak iadeye konu olan stopaj değil hem de bahsi geçen mükellefin beyanına tesir edebilecek olan tüm işlemlerin incelenmesidir. Burada belirttiğimiz konu ilgili yasanın 252 Seri No’lu tebliğnamesinde açıklanmıştır.

Aklınıza takılan her soruda;

bilgi almak için bize ulaşın.

Bize Ulaşın

Okumaya devam et.

Ücretsiz Bilgi Almak İçin

Tıkla Ara!

*Çekinmeden arayabilirsiniz…